1 Temmuz 2011 Cuma

ayş-i deh-ruz'dan notlar..

Çağın hastalığı depresyondan merhaba! Yazmayı, internetin nimetlerinden faydalanmayı becerebilen her depresifin yaptığını yapmaya karar verdim. Girişe bakyaa... Artık ben de bloggerım yaşasın! Heyecanlımıyım? Kesinlikle. Buraya neler yazacağımı kestiremiyorum henüz ama ilk yazım anısına bismillah.. Acemiyim ve yol gösterenim yok. Bunun için zamanla yaza yaza keşfimi yapıcam. Konuşma diliyle yazmaya karar verdim mesela. Bilirsiniz yazıldığı gibi okunmuyor bi çok kelimemiz. Artık sürç i lisan edersem affedin. Kendimden bahsedeceğim burada. Yaşadıklarımdan. Ailemden. İşimden. AŞKIMDAN. Arkadaşlarımdan. Günlük gülmelik. Gecelik ağlamalık. Gerçek benden işte... Geçmişe gitmeli miyim bilemedim. Belki ona da sıra gelir ve fakat şimdilik diil. 


Yaygınlaştıya şu blog mevzuu kusur kalmıyım istedim aslında. Laf aramızda severim yazmayı. Okumayı da. Pek fazla boş vaktim var birileri bu boşluğumu doldursun yazdıklarımı okuyarak kıvamında özentilikmidir nedir bulaşmış bulundum gözünüzün önünde akıp giden karakterleri oluşturmaya. Şimdi efenim size biraz kendimden bahsedeyim. Otuz olmamış dişi bi kişiyim. Maskülen yanlarımı törpilemeyi becermiş olsam da bu görüntüme, az da dilime yansıdı demek yanlış olmaz. Sporu,futbolu seviyorum. İçinden biri olarak da gururla dişi aslanım yazasım geldi.  Spor dünyasındaki bilinmeyenleri gündemde olupda dışa yansımamış, kulağıma fısıldananları yazdığım zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Üniversite meselesini çözemeyenlerdenim (dondur-ısıt-dondur-ısıt) lakin 2 üniversite süresi kadar iş hayatıma haksızlık edilmesine izin vermem zira teori de diil pratikte kazanımlar gerçek oluyor. Şekil 1A ben :) Derler ya hani okumak cehaleti alır eşşeklik baki kalır. O misal... Ne cahil ne de eşşeğim anlayacağınız. Yine de kep töreni ezikliği hep durur taa şuramda. Popomu işaret ettimdi. Çok çocuklu kalabalık bi ailenin 3'üncü kişisiyim. Ulusal bi medya kuruluşunda program hazırlıyor sunuyor; her bi haltını ben ediyorum kısaca. Eskiden olsa buraya yazılacak çok iş şeysim vardı ama piyasa ve ortam ortada. Ağzına sıçtılar medyanın. Buna da şükür. İyi kazanıyorum kimseye muhtaç diilim sonuçta. İki yıl kadar önce hayatımın aşkını da buldum. E daha nolsun. İş tıkır aşk tıkır...Hsktr! Yok öyle bi dünya işte. Benim mutlu olmam anlarda gizli. İşimi severek yapıyorum Allah var. Biraz kendini tekrar ediyo ama olsun. Konuklarla renklendiriyorum neşemi. Aşkıma gelince o başlıbaşına hayatımın öbeğinde kocaman bi mesele. Seviyorum aşığım evet ama bununla bitmiyor işte. Bir futbolcu ile aşk yaşamak...Bi futbolcuya gönlünü kaptırmak çok fena! Gerçi bence o yanlış işi yapıyor. Hiç ''tipik'' futbolcu karakteri diil ama o karaktere bürüyor resmen çevre ve oluşumlar onu. Çok takdir ediyorum duruşunu, ağar başlılığını, kendini kaptırmayıp şımarmayışını. Ender rastlanır piyasasında onun gibisine. Çok futbolcu arkadaşım oldu ordan biliyorum. Kafa yok heriflerde. Çoğu arka mahalleden gelme. Erken yaşta eyfel kulesini satın alacak kadar parayı bulunca resmen avrupa benim triplerine giriyor salaklar. Özetle futbol dünyasında beğendiğim takdir ettiğim,kendini geliştiren futbolcu yok denecek kadar az yani. İlk yazıda herşeyden bahsetme heyecanımın önüne geçerek kendimi anlattım azıcık sonraki günlere bişiler bırakmak adına kaçıyorum.. aman ha tadınız bozulmasın! bana bu ekranınız kadar temiz sayfadan bakıp okuduğunuz için teşekkür ederim iııykk ortaokulun hatıra defteri finali olsun istedim sakil durdu :) tutamıyorum kendimi sepet sepet yumurtaaa :) neyse baayy..




lunays.